Birgün değil, Hergün iste!

Sans-serif

Aa

Serif

Aa

Font büyüklüğü

+ -

Satır yüksekliği

+ -
Gündüz
Gece
Gün Batımı

İdealist Değil Kapitalist Olun: The Founder

Bu filmi en iyi hangi başlık anlatır diye düşünürken kapitalizmin acımasız yüzü idealist olmanın ve elindeki ile yetinmenin tasarladığın ürünü korumanın nasıl bir hata olduğunu ifade eder nitelikle. Tabi bu yorumum zamanın amerikan rüyası için geçerli, nedeni de sonunun hep aynı amerikan kafası ile bitmesi. The Founder yani Kurucu filmi McDonald’s fast food markasının nasıl başladığını ve büyüdüğünü anlattığı bir biyografi filmi. 1954 yılında karton bardak, mikser satarak geçimini sağlamaya çalışan pazarlama şirketi sahibi Ray Kroc, şehir şehir gezerek mikser satmaya çalışır. Hırsı ve mücadeleci ruhu sayesinde yüzünün bir gün güleceğini ve hayal ettiği hayatı elde edeceğini düşünerek çabalarken kapı kapı dolaştığı ve satamadığı mikseri, asistanı notlarını okurken bir restoranın altı adet sipariş verdiğini öğrenir. Bir tane bile satamazken altı adet sipariş verdiklerine inanmaz ve yanlışlık olduğunu düşünerek firmayı arar. Aradığı firma aslında iki idealist kardeşin şirketi olan McDonald’s’tır. Verdikleri siparişin yanlış olduğunu düşünen Ray, Dick ve Mac kardeşlerle telefonda konuşurken sipariş verdikleri adeti sekize çıkarırlar ve Ray’in dikkati çeker. Kaderin yüzüne güleceği an da tam olarak buradan sonra gerçekleşir.

Ray restoranı görmeye gider ve gördüğü manzara o zamanlar “arabaya servis restoran” modelinden çok farklıdır. İnsanlar yemek almak için sıraya girerler ancak arabaya servis edilen yemekler gibi çok zaman alan bir iş modeli değildir. Bekleme kavramı yoktur, sipariş vermek istediğinde kısa sürede yemeğinin hazır olması Ray’i şaşırtır ve bu iş fikri ilgisini çeker. Ray Kroc’un girişimci yönü, hırsı ve acımasız kapitalist ruhu tam olarak buradan sonra ortaya çıkacaktır. The Founder filmi aslında bir başarı ve dram filmidir. Başarıyı anlatan kısmı McDonald’s markasının Ray Kroc sayesinde önlenemez yükselişinden, dram kısmı ile Ray Kroc’un kapitalist yaklaşımla nasıl benliğini yitirdiğini anlatıyor.

McDonald’s Ray Kroc’un orijinal bir fikri olmasa da markanın onun sayesinde büyüdüğünü ve tüm dünyaya yayıldığını belirtmekte fayda var. Girişimcilik başlı başına bir risk ve bunun gereklerini en iyi özetleyen karakterlerden biride Ray Kroc. Markaya ortak oluyor hizmet anlayışı ve şubelerinin nasıl olması konusunda sözleşmeler yapılıyor ve marka büyürken en ufak bir değişime bile müsaade etmeyen iki kardeş bu aşamada çok geride kalıyor. McDonald’s Ray sayesinde büyüyor ve önlenemez büyümesi karşısında taleplerine aldığı olumsuz yanıtları ve baskıcı tavırları büyüme eğiliminde olan bir markanın önünde bilinçsizce set oluyor.

The Founder filmi hikayesiyle Ray Kroc’u ön plana çıkartsa da aslında burada Dick ve Mac kardeşlerin dramı, Ray’in iki kardeşi nasıl yüzüstü bıraktığını da özetliyor. Filmde dram kısmına çok girmemiş olan yönetmen John Lee Hancock insanların dikkatini dağıtacak gereksiz detaylardan belli ki arındırmış filmi. Burada esas anlatılmak istenen başarı hikayesi ve ben şahsen izlediğimde acımasız, kapitalist ruhun karşısında ezilen ellerindeki değeri yitirmiş iki naif kardeşi gördüm. Tabi ki başarısını azmini, hayatını belki biterecek riskleri es geçmiyorum ancak gözünü para hırsı bürümüş birinin iş hayatındaki başarısını ve insani yöndende acımasızlığını başarısızlığı özetler nitelikte bir film. Genel olarak değerlendirecek olursam eğer hayattan dersler barındıran ve bir girişimcinin risk alırken en önemli özelliğinin ileri görüşlülük ve kararlılık olduğunu ifade eder mükemmel bir yapım olmuş. Sizlere de izlemenizi tavsiye ederim. Yazımı The Founder filminden bir replik ile noktalamak istiyorum.

52 yaşında, bir ayağı çukurda, milkshake makinesi satışçısı, nasıl oldu da, 50 eyalet ve 5 yabancı ülkede 600 restoranı olan, yılda yaklaşık 700 milyon dolar kazanan bir fastfood imparatorluğu kurdu?
Tek Kelime: Azim!… Dünyada azmin yerini hiçbir şey tutamaz. Yetenek tutamaz. Yetenekli ama başarısız birçok insan vardır. Zeka da tutamaz. Farkına varılmayan zeka yalnızca bir klişeden ibarettir. Eğitim de tutmaz. Dünya, eğitim görmüş aptallarla doludur. Azmin ve kararlılığın gücü sınırsızdır.

Puanım: 7/10

Bir cevap yazın


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.