Birgün değil, Hergün iste!

Sans-serif

Aa

Serif

Aa

Font büyüklüğü

+ -

Satır yüksekliği

+ -
Gündüz
Gece
Gün Batımı

Rise of Empires: Ottoman Dizisi İncelemesi

Geçtiğimiz hafta Netflix’te yayınlanan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethini anlatan 6 bölümlük belgesel dizisini izleme ve inceleme fırsatım oldu. Öncelikle Netflix üzerinde böyle bir tarih dizisi yaparak, Türk tarihini anlatmaları güzel bir iş olmuş. Diziyi kurgu ve çekim olarak beğensem de senaryo da eleştirilecek birçok yönü olduğunu ve tarihini az buçuk bilen bir izleyici olarak rahatsız olduğum yönlerini de belirtmem gerekiyor. Yazım spoiler içerir o yüzden diziyi henüz izlemediyseniz yazıma burada son vermenizde yarar var.

Sultan çocukluğunda annesinden zorla ayırılmış, sonrasında eğitilmek üzere Çandarlı Halil Paşa’ya emanet edilmiş gibi bir izlenim var. Bu kısmı da çarpıtılmış. Aksine şehzadeler anneleri ile birlikte büyümüş ve bu konuda Sultanlar arasında bir istisna da tarih kitaplarında görmedim. Tam tersi bir durum varsa yorumumu düzeltin lütfen.

Fatih Sultan Mehmet şehzadelik döneminde hocası olan Çandarlı Halil Paşa’dan ders aldığını biliyoruz. Çocukluk zamanında ele avuca sığmayan hiperaktif bir şehzade olduğu da doğru. Dizide Çandarlı’nın ders sırasında sözünü dinlemediği için bir Sultan adayına kırbaç cezası vermesi ve sırtını kırbaçlatması, aciz göstermesi tarihi ufak detaylarda olsa çarpıttıklarını düşündürüyor. Bir Sultan adayını hükümdarlık için hazırlıyorsunuz ve sopa ile terbiye etmeye çalışıyorsunuz? Saçmalamışlar kısacası çokta yorumlamanın bir anlamı yok.

Tahttan indirilme sahnesi var bir diğer fiyasko. Sultan II.Murat’ın 2 doğmamış çocuğu vefat ediyor. Edirne Segedin antlaşması sonrası Fatih Sultan Mehmet’e 14 yaşında tahtı bıraktığını biliyorum. Dizide tahta çıkışında bir sorun yokta tahttan indirilmesi zorla olmuş gibi bir izlenim yaratılmış buda bir diğer garipsenecek noktalardan bir tanesi. Aksine II.Murat işleyen bir sistemi ayakta tutabileceğine inandığı için Fatih Sultan Mehmet’e bırakmıştır. Ancak daha sonra Varna seferi ve haçlı birliklerinin sınırlarımıza dayanması sonrası, Fatih Sultan Mehmet II.Murat’a babasına mektup yazmıştır. Bundan sonraki süreçte de II.Murat tahta geçmiştir. Peki dizide nasıl yansıtılmış bu konu. Fatih Sultan Mehmet babasının geldiğinden habersiz saraya gelir babasını tahtta görür sonrasında tahttan azlettiğini belirtir falan… Uzatmak istemiyorum saçmalık! Bilmeyenler için mektubuda paylaşmak isterim.

Fatih Sultan Mehmet’in babasına mektubu

Devletlü babam! Dîn ve devlet tehlikededir. Eğer pâ­di­şah iseniz, buyurun ordunuzun başına geçin!.. Yok eğer pâ­di­şah ben isem, sizi, orduma başkumandan olarak nasb ve tâyin eyliyorum!

Dizideki Sultan karakterini oturmuş vakar bir kişilik olarak beklerken, buluğ çağını atlatamamış sürekli fevri, agresif hareket eden, vurdumduymaz bir tavır ile canlandırmaları gerçekten can sıkıcı olan kısımlardan.. Fatih Sultan Mehmet üstün vasıflarına ve elde ettiği başarıya bu anlayış ve karakter ile geldiğini düşünmüyorum ki bu durum tarih kitapları ile de sabittir. Böyle bir karaktere sahip kişiden idarecide olmaz olamaz. Bu pozisyonda bir insanın aldığı eğitimden tutunda, vasıflarını yorumlamak istediğimizde ortaya böyle bir tablo, böyle bir karakter çıkmayacağı aşikardır.

Dizide canlandırılan sultanın yanı sıra İmparator Konstantin’e baktığınızda mantıklı, tutarlı hareket eden, ağır, ne pahasına olursa olsun sancağını topraklarını teslim etmek istemeyen bir adam görüyorsunuz. Acaba dizi bizi anlatmak için mi yoksa onları anlatmak için mi çekildi biraz düşündürüyor doğrusu.

Bir diğer konu Sultan dizide sanki etrafındaki insanlara kendini ispatlayabilmek için fetih girişimine girişmiş gibi bir izlenim bıraktı. Bu da bir diğer yanlış. Fatih Sultan Mehmet ne kendisini ispatlamak için, ne gurur kibir olsun diye ya da kudretimi görün kudretimden şüphe etmeyin düşüncesi ile harekete geçmemiştir. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethedilmesi kutlu bir görev, mukaddes bir hedef olduğu için fetih girişiminde bulunmuştur ve muvaffak olmuştur.

Dizide Türklerin konstantinopolisi fethetmesine rağmen baskılarının ne kadar az vurgulandığı bir diğer dikkatimi çeken detay oldu. Sen 2 ay şehri kuşat toplar susmasın, sonrasında hiçbir askeri dehanın aklına gelmeyecek bir iş çıkar gemileri karadan yürüt Galata’ya indir. Şehrin en zayıf noktasında fethet. Çağ kapatıp, çağ aç! Ama izlediğimde Türklerin kudretini, heybetini, azametini gram hissetmeyeyim! Bu kuşatmadaki en önemli adım vurgulanmasın. Hadi canım oradan…

Dizide Komutan Justiniani daha övgü ile anlatılmış. Onun nasıl bir asker olduğundan bahsetmişler hem anlatım kısmında hemde oyunculukta. Fatih Sultan Mehmet karakteri bu adam kadar vurgulanmamış yani gerisini siz düşünün! Ha birde şehir Justiniani düşmeden düşmüyor. En trajikomik kısmı da burasıydı. Savaştan kaçmış bir asker için fazla havalı bir yer verildiğini düşünüyorum.

İyi yorumlayacak olursam eğer dizinin en beğendiğim yönü dekor, kıyafet tercihleri ve Fatih Sultan Mehmet’in kavuğu oldu. Gerçekten efsane bir iş çıkarmışlar kıyafet ve kavuk tasarımında.

Evet değerlendirmelerimi bitirmeden önce küçük bir detayı daha belirtmek istiyorum. Dizide Osmanlı haritası sınırları her gösterildiğinde kırmızı ile işaretlenmiş ve sürekli kanı simgeleyen bu harita ile Osmanlının barbar ölüm getiren bir medeniyet olduğuna vurgu yapılmış buda enteresan detaylardan bir tanesi. En azından ben izleyici olarak bu sahnelerden bunu çıkardım.

Sizinde değerli görüşlerinizi merak ediyorum. Eğer sizde diziyi izlediyseniz ve yorumlamak istediğiniz bir kısım varsa yorum yazarak yazıya katkıda bulunabilirsiniz. Bol spoiler’lı bir içerik oldu ancak yazının başında uyarmıştım 🙂 Sağlıcakla kalın…

Bir cevap yazın


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.