E-Ticaretin Avantajları ve Dezavantajları

E-Ticaretin Avantajları ve Dezavantajları

Günümüzde gerek tüketiciler, gerek ticaret yapan marka sahiplerinin kafalarında hala aynı soru işareti olduğu aşikar. E-Ticaretin tüketici açısından baktığımız zaman kredi kartı dolandırıcıları ve daha nice banka hesapları çeteleri tarafından ciddi mağduriyetleri söz konusu. Ancak markanın bilinirliği ve tüketicinin de bu konuda bilinçli olması şart. Kimse ne olduğu belirsiz bir siteden alışveriş yapmak istemez ve günümüzde bu tarz sitelerin sayısı git gide azalıyor. Artık ciddi bir sektör haline gelen e-ticaret, tüketici ve ticaret yapanlar tarafından benimsenmiş durumda. E-Ticaret artık çok büyük ve sağlam getirileri olan bir ekosistem. Günümüzde gerçekten büyük nimet. Neyse gelelim e-ticaretin avantajlarına;

E-Ticaretin Avantajları Nelerdir?

Bilgisayar konusunda ciddi bilgi birikiminiz olmasa bile, yıllık cazip hazır paketler satın alan, yada biraz yazılımdan anlayan herkes e-ticaret sitesi açabiliyor. Artık wordpress altyapısı kullanarakta e-ticaret sitesi açabiliyorsunuz. E-ticaret sitesi açmak için ayrıca e-ticaret paketleri ve alternatif yöntemleri konusunda ayrıca yazı yazacağım. E-Ticaret bölümü bu konuda bilgi sahibi olmak isteyenler için güncel bir bilgi kaynağı olmasını istiyorum. Bu konuda tüm bilgi birikimimi siz değerli okurlarıma aktarmaya çalışacağım.

Yılın 7 günü, 24 saati açık online satış mağazasına sahip olacaksınız.

Şöyle hayal edin; siz uyurken hala açık olan bir mağazanız olsa sonra gecenin bir vakti o mağazadan insanlar alışveriş yapsa nasıl olur? Böylesi lüks bir ticaret kaynağına kim yatırım yapmaz ki? E-Ticaretin en avantajlı yönü 365 gün 7/24 açık satış mağazasına sahip olmaktır. Tabi bunun zahmetli yönü düzenli bakım ve kontrolden geçiyor. Sitenize erişilemediğinden bi haber olduğunuz zamanları yaşamamak için düzenli bakımını ihmal etmeyin.

Böylece gelen ziyaretçiler günün her saatinde sitenizdeki ürünleri inceleyebilir ve satın alabilir. Atacağınız bu adımın size yararı olacağının garantisini veriyorum, eğer doğru bir şekilde yaparsanız. Sanal olarak açacağınız mağaza fiziki mağaza gibi masraflı değildir. Sonuçta fiziki bir mağaza açacağınız zaman, iş yerinin kirası, tadilatı, faturaları, personel maaşı, sigortası ve daha nice masraflar önünüze çıkmaktadır. Yani fiziki bir mağaza gibi ciddi bir yatırım gerektirmez e-ticaret. E-ticaret sitesi açtığınızda yapacağınız masraflar, isim hakkı ücreti, yazılım ve bakım ücreti gibi ciddi yatırım gerektirmeyen ücretlerdir. Sitenize özel bir arayüz tasarımı yaptırmak isterseniz masraflar biraz katlanabilir. Yine de fiziksel olarak açacağınız bir mağazadan çok çok cüzi ücretlere bu işlemleride yaptıracaksınız.

E-Ticaret Global bir yatırım ağıdır.

E-Ticaret global bir yatırım ağıdır. Örneğin fiziksel bir mağaza açtınız bunun alanı bellidir. İstanbul’da açtıysanız yalnızca İstanbul ve çevresindeki bölgelere hitap ediyorsunuz demektir. Buda sınırlı müşteri olarak yatırım yapmış olduğunuz fiziksel mağazaya geri dönüşüm sağlayacaktır. Ancak sanal mağaza yani e-ticaret sitesi açtığınızda ise, Türkiye’nin her yerine satış yapmakla kalmayıp, tüm dünya’ya açık bir mağaza haline geleceksiniz. Buda doğru hedefleme ile ciddi cirolar olarak size geri dönecek demektir. Yurtdışı operasyon yapacak imkanınız var ve örneğin amerika’dan, çin’e herkes mağazanızdan ürün alabiliyor. Bunun avantajlarını tartışmaya bile gerek yok! Tamamen kişisel yorumlayarak avantajlarını size aktarıyorum. Ancak örnek verdiğim gibi tüm dünya’ya operasyon konusunda hizmet vermek ürün satmak sandığımız kadar kolay olmayabilir. Tamam belki Amerika’ya satış yapamayabilirsiniz, ancak komşu ülkelere rahatlıkla satış yapabilirsiniz. E-Ticaret özellikle niş ürünler için oldukça etkin bir pazardır. Bulunduğunuz bölgede niş ürünleriniz için fiziksel bir mağaza açmanız ulaşacağınız kitleyi kısıtlar ve küçültür; fakat farklı bölgelerde sizde bulunan bu niş ürünleri arayan olabilir. Bu hedef kitlenin size ulaşmasıda Google sayesinde açacağınız e-ticaret sitesi ile olacaktır.

Etkin SEO çalışmaları aynı oranda satış dönüşümlerini artırmaktadır.

Sitenizi insanların tanımasını sağlamak için ya reklama, yada SEO yani “Arama Motoru Optimizasyonu‘na” yatırım yapmak zorundasınız. E-Ticaret için seo çalışması yapmak konusunda ayrıca yazı yazacağım ilerleyen günlerde. Kullanıcıların birçoğu Google’da ilk 10’daki sitelere giriş yapmaktadır. Nadiren 2.Sayfa’daki ürünleride incelemektedir. Bu yüzden ilk 10’da olmak, hatta ilk sırada olmak sizin avantajınıza olacaktır. Geçenlerde google sıralamalarına göre tıklanma oranlarını şurada yazmıştım etkilerini inceleyebilirsiniz. İlk sırada olmak kolay olmayacak ancak seo’ya yapacağınız yatırım zamanla arama motorları tarafında etkisini gösterecektir.

Kullanıcı deneyimini ve satışları artırmak için alternatif ürünler önermek.

Kullanıcı deneyimi, potansiyel müşterinizin sitenizde istemiş olduğu ürüne ulaşmanın kolaya indirgenmiş halide diyebiliriz. Buda sade ve ürünlere ulaşılabilir bir arayüz tasarımından geçiyor. Ayrıca şurada kullanıcı deneyimi konusunda notlarım var. Evet başlıkta belirttiğim gibi alternatif ürünler önermek dediğimiz konu, sitenizde herhangi bir üründe kullanıcı gezinirken, sitenizin tasarımına göre yanında ya da altında alternatif benzer ürünler önermek, o an ki müşterinin aklında olmayan bir ürünü satın almaya sizinde satışlarınızı artırmanıza ciddi katkılar sağlamaktadır. Ciddi ürün hacmine sahipseniz bu ekip gerektirecektir. Markanıza, e-ticaret sitenize değer veriyorsanız kullanıcı deneyimini dikkate almalısınız.

Kullanıcılar tüm ürün gruplarınıza ulaşabilir.

Kullanıcılar e-ticaret sitesinde gezindiği kadar, fiziki bir mağazada gezinmezler bunun nedeni hem efor, hem de zaman kaybıdır. Aynı zaman kaybını internette geçirmiyor mu? Tabi ki geçiriyor, ancak ürün ayrıntılarını internetten inceleyerek doğru ürüne karar vermesi daha kısa bir zaman alır. Düşündüğümüz zaman satış elemanından ürünün özelliklerini öğrenmekle, e-ticaret sitesinde inceleyip öğrenmek arasındaki zaman kaybını ayırt edebiliriz. Herşey bir kaç tık ötede. Bu kolaylığı potansiyel müşterilerinize sunmak markanız için büyük avantajdır.

E-Ticaretin Dezavantajları Nelerdir?

E-Ticaret sektörüne girmek istiyorsanız artıları gibi eksilerinin de olduğunu bilmeniz gerekir. Fiziksel bir mağazanız2a gelen müşterilere satış yapmak e-ticaret sitesine gelen müşteriye satış yapmaktan daha kolaydır. Nedeni ise iletişimin daha iyi olmasıdır. Fiziksel mağazanıza gelen müşteri satış elemanı ile birebir iletişim kurarak ürünü satın alırken, sanal mağazanızda bu iletişim daha eksiktir. Fiziksel mağazada müşteri ürün satın almak için gelmese bile, iyi bir iletişim ve sağlam bir satış danışmanı ile satın almaya ikna edilebilir. E-Ticaret’te bu konuda müşteriyi satın almaya ikna etmek kolay değildir. Ancak günümüz teknolojik çözümleri arasında olan canlı destek ve sağlam bir iletişim yolu ile sizde satış yapabilirsiniz. E-Ticaret için canlı destek sistemleri hakkında bir yazım vardı. Ona da buradan ulaşabilirsiniz.

Kullanıcıların sanal mağazada ürün deneme fırsatı yoktur.

Kullanıcılar beğenmiş olduğu ürünü internetten satın almaya kalktığı zaman denemeden almak zorundadırlar. Sanal mağazada da mesafeli satış imkanlarından dolayı ürünü sadece görselleri ile inceleyebilirler. Tüketiciler internetten alacağı ürünün hangi malzemeden yapıldığını ve nasıl durduğunu canlı olarak görmek isterler. E-ticaretin en büyük dezavantajlarından birisi budur. Günümüzde örnek verecek olursak ayakkabı alırken yine bakarak almak istesede bakmadan da alma olasılığı yüksektir. Ancak tüketici, internetten kokusunu hiç bilmediği bir parfümü satın almayı tercih etmez yoksa bunun piyangodan bir farkı kalmaz.

Bu yüzden ürünlerini e-ticaret ile satan markalar ürün görsellerini özenerek hazırlamak zorundadırlar. Müşteri ürün görselinde tüm ayrıntıları görüp tatmin olmadığı sürece satın almaz. Buda markanın boşa kürek çekmesi demektir. Günümüzde bu önemli detayı atlayan markalar büyümek yerine, yok olmaktadırlar. Ürün fotoğrafları çekerken 4 nokta terimi vardır. Bu terimede ilerleyen zamanlarda ayrıca bir yazımda yer vereceğim. Ürün görsellerinin hazırlanmasına emek vermeniz, değer vermeniz demek satın alma ve hedeflenen dönüşüme ulaşmanız anlamına gelir. Gerekirse açıklamalara video çekerek ürünün ne olduğunu anlatın. E-Ticaretin can alıcı noktalarından biri olduğunu unutmayın.

Kullanıcı operasyon sürecini beklemek zorundadır. 

E-Ticaretin bir diğer dezavantajı ise müşteri siparişi verdikten sonra ürünün kargoya verilmesini beklemek zorundadır. Gıda sektöründe değilseniz tabi. Kullanıcı alacağı ürün eğer bir ayakkabı yada cep telefonu ise aynı gün o ürünün ulaşmasını bekleyemez. Mesafeli satışında belirli maddeleri vardır ki, tedarikçi ürünü 3 iş gününde kargoya verme hakkına sahiptir. İnternetten alışveriş yaparken operasyon konusunda hassas olan bir firma iseniz en erken bir gün sonra sipariş verdiği ürünü tüketiciye ulaştırabilirsiniz. Bu konuda dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden biri olan Amazon ciddi bir adım atmış ve drone uçaklar ile teslimat hizmeti vermeye başlamıştır. Tabi buda Amerika sınırları içerisinde ve ek ücret verme karşılığında. Amazon bu adımı atarak bir adım daha öne geçmiştir ki, e-ticaretin bir diğer can damarı operasyondur. Prime Air adı verilen bu hizmet beni en etkileyen yenilikçi adımlardan biri olmuştur. Örnek teşkil etmesi adına aşağıda videosunu paylaşıyorum ama Türkiye’de bu mümkün müdür bence değil. Bizim insanımız bu tür yeniliklere pek kibar bakacağını düşünmüyorum. En azından şimdilik.

Türkiye’de operasyon konusunda hassas davranan markalara bakacak olursak eğer, ofis malzemeleri satan ofix‘in aynı gün teslimat garantisi verdiği ve kendileri bizzat İstanbul içi teslimat yaptığını göz önünde bulundurursak, diğer markalar içinde bu adımı atmaları açısından örnek teşkil edecektir. (En azından İstanbul içi yada bulunduğu herhangi bir ilde.)

Kargo maliyetlerinin müşteriye yansıtılması satışları etkiliyor.

Kargo maliyetlerin yüksek olması ve tüketicilere yansıtılması siparişlerin iptal edilmesine ve markanın kötü izlenimine sebebiyet verebilir. Maliyetler bir de kargo hacmine göre değişiyorsa tüketici için alternatif arama sebebidir. Günümüzde bu sorunu hala birçok marka çözememiştir. Kargo maliyetlerini en aza indirgemek yine ürün satışı yapmaktan geçiyor. Siz de maliyetlerinizi düşürmek satışı artırmak istiyorsanız, tüketicileride düşünün ve örneğin 100 TL üzeri kargo bedava yada farklı alternatif kampanya çözümlerine başvurmalısınız.

Online alışverişe tüketiciler hala güvenmiyor.

Belirtmiş olduğum olumsuzlukların dışında temel sorun tüketicilerin hala internetten alışverişe güvenmiyor olması. Güven sorununa yol açan nedenler aslında internet sitesinin yazılımı ve ödeme adımlarının sorunlu olması olabiliyor. Basit bir opencart yazılımı ve hazır sıradan templateler üzerine kurulmuş bir yazılıma ve sorunlu sanal pos yapısına sahipseniz müşteri bu durumdan rahatsız oluyor ve dolayısıyla genel bir yargılamaya sebep oluyor. Bunun günümüzde büyüyen ekosistemden dolayı önüne geçemeyeceğimiz için, markanız için en iyisini düşünün ve profesyonel destek almaya çalışın. Bu konuda da ayrıca destek verdiğimi belirtmek isterim. Ayrıntıları buradan inceleyebilirsiniz.

Kendi markanız için bir çözüm yolu arıyorsanız öncelikle sitenizin güncel bir site olduğunu ve markanıza değer verdiğinizi potansiyel müşterilerinize kanıtlamak zorundasınız. Bunun en iyi yolu markanız ve ürünleriniz ile ilgili blog açarak özgün ve açıklayıcı yazılar yazmaktır. Yazdığınız yazılar ile kullanıcılardan geri bildirim alarak bu geri bildirimleri diğer kullanıcılar ile paylaşmanız yaptığınız işin kalitesini ve güvenilirliğini potansiyel müşterilerinize gösterecektir. E-Ticaret sitenizde Gizlilik ve Güvenlik konusunda ayrıntılı bir dökümanın bulunduğu bir sayfa hazırlamak kullanıcıların ayrıca güvenini kazanmanızı sağlayacaktır.

Yazılımınız ne kadar güvenli sitenizde açık varmı?

E-Ticaret siteniz için yeterli güvenlik önlemi almazsanız eğer hem size, hemde müşteri datalarınıza bunun zararı dokunacaktır. Güvenli olmayan servis sağlayıcısı (server, sunucu) ile çalışmayın. Bu konuda seçici olun. Biraz masraflı olabilir bu durum ancak veritabanınıza, hemde itibarınıza zarar vermesinden iyidir.

Kötü amaçlı yazılımlara maruz kalan e-ticaret sitelerinin hem kullanıcı veritabanı etkilenebilir, hemde kullanıcıların bilgisayarlarına virüsler gönderebilir. İnanın bunu kimse istemez bu yüzden masraftan kaçmayın. Güvenli servis sağlayıcıları hakkında da ayrı bir yazı ile siz değerli okurları bilgilendireceğim.

Ödeme seçeneklerinizi kısıtlı olması.

E-Ticaret sitelerinde günümüzde bir diğer sorun ise ödeme seçeneklerinin kısıtlı olması. Müşteri kredi kartı ile alışverişte e-ticaret sitelerine güvenmiyor. Adı, markası ne olursa olsun. E-ticareti günümüzde birçok insan benimsese bile yine aynı oranda güvenmeyen ve kredi kartı ile alışveriş yapmayan ciddi bir yüzde var. Markalar bu yönde adım atmayınca satışlarda aynı oranda düşüyor yada hiç artmıyor. Hala birçok eticaret sitesinde kapıda ödeme ve havale sisteminin olmadığını aşikar. Müşterilerin ödeme seçenekleri arasında yoğun olarak tercih ettiği ödeme modelleri olmayınca ve müşteriye bu seçenekleri sunmayınca geri adım atıyorlar. Buda maça 1-0 yenik başlamak gibi birşey oluyor. Havale sistemi ve kapıda ödeme sistemi olmadan e-ticaret ekosisteminde iş yapmak çok zor. Analizlere göre insanlar havale ve kapıda ödeme sistemini daha çok tercih ediyorlar. Aslında bu ödeme seçeneklerinin olmaması satış dönüşümü yolundaki en büyük açık diyebiliriz. E-Ticareti avantajları ve dezavantajları ile ele aldık. E-Ticaret konusundaki tüm bilgi birikimimi bundan sonra ki süreçte rehber olması adına siz değerli okurlarımla paylaşacağım. Eğer bir markanız varsa ve yazılanları dikkate alırsanız sizde marka olma yolunda hızla ilerleyebilirsiniz..

Benzer Yazılar
Yorum Yap